Kırlangıç Çığlığı ( İmzalı) Ahmet Ümit

Kırlangıç Çığlığı ( İmzalı) Ahmet Ümit

Ahmet Ümit’ten merakla beklenen yeni romanı Kırlangıç Çığlığı, 300 bin adet olarak basılmış ve okuyucu ile buluşmuştur. Soluk soluğa bir polisiye olma özelliği taşımasının yanı sıra vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem sorusunun ardına düşen büyük bir roman olma özelliği taşımaktadır.

Ahmet Ümit hayranı olan herkes bu romanı elinden bırakmak istemeyecektir. İsmi dahi çarpıcı olan Kırlangıç Çığlığı’nda yazarın en sevdiğim yanı sinematografik yazması olmuştur.

Konuşur gibi, samimi, yalın, gerçekçi bir şekilde anlatılmaktadır. Romanın kurgusu üzerine en az bir yıl çalışmış, romanın geçtiği şehirleri gezmiş, bir süre orada yaşamıştır. Karakterleri oluşturmadan önce hem fiziksel görünümlerini hem de ruhsal hallerini ayrıntıları ile bot etmiştir.

Bence Kırlangıç Çığlığı’yla yaşadığımız topluma, bu cehenneme fena halde ayna tutuyor Ahmet Ümit. Kitap hakkında detaylı bilgi için tanıtım metnini okumaya devam edebilirsiniz.

Kitap Tanıtım Metni

– Baskı İmzalı

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.

Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.

İşte bu yüzden geri döndüm…

Yazar: Edebiyat Eğitim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir