Değirmen- Sabahattin Ali

degırmen-kıtap-ozetı

Sabahattin Ali’nin muhteşem öykü kitaplarından biri olan Değirmen, okuyucuya yazarın kendine özgü özgür sesiyle dile getirdiği birbirinden güzel öyküler sunuyor bizlere. Kitaba ismini veren bu öyküde ise bir çingenenin aşkını ve aşkı için neler yapabileceklerini anlatmaktadır. Yazarın bu güzel öyküsünü kısaca özetleyelim.

Çingeneler, yaz gelince kafile halinde köy köy dolaşır, konaklayabilecekleri, çadırlarını kurabilecekleri bir yer ararlar. İşte, Atmaca’nın kafilesi de böyle bir yer ararken uzaklarda bir değirmen görürler. Değirmene yaklaşır ve çalgılarını çalmaya başlarlar. Bunu duyan köylüler kapıya toplanmaya başlar ve çingenelere biraz erzak verip ve güler yüz göstererek onları kabul ettiklerini gösterirler. Bunun üzerine çingeneler çadırlarını kurmaya ve yerleşmeye başlarlar. Çingeneler, etrafta oldukça ilgi görmektedirler. Ağaç yapraklarından yaptıkları sepetleri kolayca satmakta, çengiciler de ta karşı köylerden düğünlere çağrılmaktadır. Bu çingeneler arasında Atmaca adında bir de civan gibi bir delikanlı vardır, yakışıklı yüzü ve heybetli vücuduyla tüm kızların ilgisini çekmesine rağmen, ne çingene kızları, ne de gezip dolaştıkları yerlerdeki kızlar Atmaca’nın ilgisini çekememektedir. Lakin Atmaca, bir sevdiği olduğundan mıdır, yoksa bir türlü kimseyi sevemediğinden midir bilinmez ama klarnetini öyle bir üfler ki, dinleyenler titremelerine ve gözyaşlarına engel olamamaktadır. Her akşam değirmen’in önünde bir ağaca yaslanıp klarnetini öttüren genç adam, çingenelerle beraber değirmenci ile kızını da mest etmektedir. Değirmencinin kızı, yıllar önce sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmış ve senelerce mutsuz yaşamıştır. Değirmencinin kızı ve Atmaca bir birlerine gün geçtikçe aşık olmaya başlamıştır. Atmaca, bir gün değirmencinin kızı ile konuşmaya karar verir, seni seviyorum der. Fakat aldığı yanıt ” Benim bir kolum yok, hep acaba benim yerime başka biriyle evlensen daha mı mutlu olurdun diye düşüneceğim. Atmaca kızın bu cevabı üzerine yıkılır ve çengilere katılmaz, klarnetini eline almaz olur. En sonunda bir akşam, Atmaca klarnet çalacağını söyler ve herkesin çağrılmasını ister. Havanın kötü olduğu, yağmur yağacağı yanıtını alınca ise değirmenin içinde çalacağını söyler. Atmaca, çok sevdiği kızın gözlerinin içine baka baka klarnetini çalmaya başlar. Çalışan değirmenin sesinden klarnetin sesinin duyulmadığını anlayınca klarnetini bir yana fırlatır ve değirmene doğtu koşmaya başlar. Orada bulunanlar genç adamın arkasından koşmaya başlar fakat olan olmuştur. Atmaca’nın sağ kolundan oluk oluk kanlar akar ve genç adamın da artık sevdiği kız gibi sağ kolu yoktur. Sevdiği kız ile aynı olabilmek için sağ kolundan vazgeçmiş Atmaca.

Değirmen Kitap Açıklaması

“İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı bir mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir… (…) Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.”

Değirmen’den

Türk edebiyatının “özgür” sesi Sabahattin Ali’den yıllara meydan okuyan öyküler…

Yazar: Edebiyat Eğitim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir