Montaigne – Denemeler
Kitap Tanıtımı / Eylül 15, 2018

Montaigne – Denemeler Montaigne’in kendisinin de bahsettiği gibi kitabın ana konusu kendisi ve karakteridir. Kitabı okumak sizlere bir zamanlar yaşayan kişinin deneyimlerini gözlemlemek hissini verebilir. Bir eleştirmenin de bahsettiği ”aklın kendi kendisi ile diyaloğu” olarak adlandırabiliriz. Dört evladını bebekken kaybeden ve çaresiz böbrek sancıları yüzünden 1571 yılında 38 yaşında iken kendi şatosunda kendi içine çekilerek denemeler eserini yazmaya başlamıştır. Kitabının başlangıç kısmında ”Kısacası okuyucu, kitabımın ana konusu, benim. Öyleyse boş zamanlarını böyle önemsiz ve anlamsız şeylerle harcaman akıllıca olmaz. Haydi hoşçakal. ‘satırları yer alıyor. Denemelerin çoğunluğu kişisel olarak başlamakta fakat sonrasında insanlığı işleyen temalara uzanmaktadır. Montaigne’in özellikle Fransa’da bir slogan söylemine dönüşmüş ünlü sözü ” Ne biliyorum?” aynı zamanda felsefi merakının başlangıç noktasıdır. Bu sözlerden yola çıkarak kendi ”Ben’i tüm sadelik ve dürüstlüğünü ortaya koyar. Böylelikle Denemeler ‘de kendisini gözlemlediği bir nesne gibi ele alır. Montaigne’in kendini süslemek ve değiştirmek gibi bir çabası yoktur tek istediği anlamak ve anlaşılmaktır. Davranışını, karakterini hakkında ince çizgiler oluşturarak anlatmaktadır. Beğenilme kaygısı gütmeden yazılan bu kitapta kendi hatalarından ve kusurlarından bahsetmektedir. Denemeler kitabında aynı zamanda yazılan dönemin hayat ve yaşayış şeklinden de siyasi durumundan da bahsedilmektedir. Edebiyat dünyasında bu türün ilk örneğini Montaigne Denemeler eseriyle vermektedir. Bu kitabı okurken Montaigne’in okuyucusuyla adeta derin bir…

Venedik Taciri Kısa Özeti
Kitap Tanıtımı / Ağustos 18, 2018

Venedik Taciri Kısa Özeti Henüz çok bilindik bir kitap olmasa da Shakespeare’den Venedik Taciri adlı kitap, ünlü yazarın değerli eserlerinden birisidir. Olaylar İtalya’da geçse de Shakespeare İngiltere’de yazmıştır. O dönemde istenmeyen ve nefret edilen bir ırk olan Yahudiler ile bir tacirin arasında geçen olayları anlatmaktadır. Bu kitaptaki kadın karakter biçimi ilk defa güçlü ve zeki olarak çizilmiştir. Portia adlı bu karakter yazarın eserleri arasındaki ilk en zeki ve güçlü kadın figürüdür. Ama bu eser Yahudilere karşı duyulan nefreti aşırı öne çıkarması sebebiyle çok eleştiri almıştır. Antisemitizm git gide artarken bu eserin yazılması daha da insanları körüklemiş olmalıdır. Yahudiler İngiltere’den gönderildiğinde ya da Hristiyan olmaya zorlandıklarında oluşan bir etki olarak bu eserin yazıldığını düşünüyorum. Çünkü istenmeyen bir ırk üzerine duyulan kini göstermesi bunu kanıtlar niteliktedir. Yahudi bir mafya olan Shylock karakteri faiz aldığı için Antonio (Venedik Taciri) ona köpek muamelesi yapıp ve hakaretler ederek onu insanlar içinde küçük düşürmüştür. Fakat arkadaşına yardım etmek için Shylock’tan aldığı para başına bela olmuştur. Çünkü üzgün ve hırslı Yahudi paranın ödenmemesi halinde sözleşmeye nefret ettiği Antonio’nun istediği herhangi bir yerinden keseceği eti talep etmiştir.  Hırsı gözünü öyle bir bürümüştür ki onu öldürmek her şeyden önce gelmeye başlamıştır. Bu çıkışı olmayan durumdan Portia zekâsını kullanarak çok…

Fil Kitap İncelemesi
Kitap Tanıtımı / Haziran 25, 2018

Fil Kitap İncelemesi Yazar: Raymond Carver Sayfa sayısı: 128 Baskı: 1. Baskı – Mart 2015 Yayınevi: Can Çevirmen: Ayça Sabuncuoğlu Fil Hakkında Fil, Raymond Carver’ın son dönem öykülerinden oluşuyor. Kitap Elephant and Other Stories orijinal adıyla ilk olarak 1988’de yayımlandı. Kitapta yedi öykü bulunmakta. Yedisi de birbirine çok benzer öyküler. Hepsinde anlatılan Raymond Carver’ın çok da özenilmeyen hayatı aslında. Annesi, eski eşi, yeni eşi çoğu öyküde karşımıza çıkıyor. Fonda Amerika var. Sıkıcı bir hayatın penceresinden bakıyoruz aslında. Ama asla sıkılmıyoruz. Öykülere geçmeden önce şu notu ekleyelim. Kitap Tess Gallagher’a adanmış. Yani Raymond Carver’ın aynı zamanda şair olan ikinci eşine. İlk Öykü : Kutular Kahramanımızın annesi, oğlunu özlediği için onun kasabasına taşınıyor. Daha sonra orada tutunamayıp California’ya geri dönüyor. Öykü, ismini sürekli taşınan annenin eşyalarını koyduğu kutulardan alıyor. Oğul için hayırsız diyebilir miyiz? Amerika standartlarına göre hayır. Annesiyle eşi arasında sıkışan kahramanımızın annesine veda ederken şu sözleri durumu özetliyor: “’Seni özleyeceğim,’diyorum. Gerçekten özleyeceğim onu. Her şeye rağmen o benim annem, neden özlemeyeyim ki? Ama Tanrı beni bağışlasın, sonunda vaktin geldiğine ve onun buradan ayrıldığına da seviniyorum.” Diğer Öykünün Adı Hayli İlginç : Bu Yatakta Her Kim Yatıyorduysa Tam bir Raymond Carver başlığı. Sabahın üçünde çalan bir telefon… Yanlış numara… Sabaha kadar yatakta karı kocanın konuşmasını o…

Kureyş’in Kurtları Kitap İncelemesi
Kitap Tanıtımı / Haziran 4, 2018

Kureyş’in Kurtları Kitap İncelemesi Yazar: İnan Çetin Yayınevi: YKY Baskı Yılı: ŞUBAT 2015 Sayfa Sayısı: 76 İnan Çetin Kimdir? İnan Çetin 1966 yılında doğdu. 2015 yılında Kureyş’in Kurtlarını yazdı. Ölümden bahsetti. Her sayfasında ölümden bahsetti. Öykülerini sihirli bir şekilde anlattı. O kadar sihirli ve gizemli anlattı ki bütün hikâyeleri bütünüyle gerçek sandık. İçimize işledi. Ardına okurlarına pamuk ipliği ciddiliğinde sundu. Sonra şöyle dedi: ”Geçmiş hassastır, ilgi göstermezsen çürür.” Kitap Hakkında Bu seneki Yunus Nadi öykü ödülüne (2016) layık görülen kitap, altı hikâyeden oluşuyor. Kitapla aynı adı taşıyan birinci ve en uzun öyküsü Kureyş’in Kurtları, Dede İbrahim Sani’nin anlattıklarıdır.  Her an hikmetli, mistik bir söz söyleyecekmiş gibi duran İbrahim Sani, torununa, – yani anlatıcı-  ”Bir insanın toprağa gömülmesi mi, gömülmemesi mi iyidir?” sorusuyla öykünün asıl başlangıcını yapmış oluyor. İbrahim Dede bunları anlatırken aslında Kesedar Aslan’ın anlattıklarını anlatıyordu anlatıcıya. Burada postmodernizmin anlatı çerçevesi dahilinde kendisini açıklayabildiği, düşsel bir anlatıya çıkıveriyordu.  Geçmişle uğraşmanın bir faydası olmadığı Horoz Tepesi’nde -diğer adıyla Melekler Tepesi-  ölü bedenlerin bu tepeye bırakılarak Kureyş’in Kurtları tarafından cesetlerin alınmasından bahsediliyor. Kutsal sayılan bu tepe kurtların beyaz bir meleğe dönüşü ve ölüleri gökyüzüne doğru yükselterek bu dünyadan götürülüşünü konu alıyor. Ve bir gün İbrahim Dede bu dünyada daha fazla zamanının kalmadığının…

İnsan Kendine De İyi Gelir Kitap İncelemesi
Kitap Tanıtımı / Mayıs 14, 2018

İnsan Kendine De İyi Gelir Kitap İncelemesi Yazar: Ahmet BÜKE Sayfa Sayısı: 200 Baskı: Eylül 2015 Yayınevi: On8 Kitap İnsan Kendine İyi Gelir” Nasıl Ortaya Çıktı? “İşte insan böyledir. Bile bile aldanmayı iyi bilir. Ama insan kendine de iyi gelir.” “İnsan Kendine de İyi Gelir”,  Ahmet Büke’nin On8 Blog’da her hafta yayınlanan öykülerinin derlenmesiyle ortaya çıktı. Bu kitap Ahmet Büke’nin ikinci tefrika kitabı. Önceki kitabı Mevzumuz Derin de On8 Blog’da parça parça yayınlanmış, daha sonra kitaplaştırılmıştı. Bu kitap da aynı şekilde her pazartesi Blog’da yazılan kısa öykülerden bir seçki oluşturulmasıyla hazırlandı. Kitap Hakkında Kitap otuz sekiz kısa öyküden oluşuyor. Öyküler yaklaşık dört-beş sayfalık. Ve birbiriyle iyi bir bütünlük oluşturacak şekilde kaleme alınmış. Hatta o kadar ki her bir kısa öyküyü bir romanın bölümleri olarak bile değerlendirebiliriz. Bütün öykülerde anasız babasız, aile büyükleriyle yaşayan bir çocuğun gözünden bir mahalle anlatılıyor. Bir mahalle derken bunun içinde mahalle kavgaları, garip mahalle sakinleri, bu mahalleye sirayet eden siyasi olaylar vs var. Yani çok farklı maceralar var şüphesiz. Ama bunların hepsi kahramanımızın İzmir’deki yaşadığı mahallede cereyan ediyor. Bu mahalle çok sıcak, samimi bir mahalle. Sakinleri de öyle üstelik. Arap Hatçam Teyze, Bakkal Nihat, Berber Kazım hepsi o kadar bizden o kadar gerçek ki… Bir sorunumuz olduğunda bir…