Gece Kelebeği ve Gece
Şiir / Ağustos 25, 2018

Gece Kelebeği ve Gece Pek çok insanın uğurlu renkleri, sayıları ve uğurlu hayvanları vardır. Çoğu zaman hayatımıza renk katar bu uğurlar, bazen inanılmaz işe yarar, bezende bir dahaki sefere umut olur bizim için. Benim uğurlu hayvanım kaplumbağadır örneğin, bağasından kitare (mitolojik bir çalgı, şimdiki gitar) yapılan kaplumbağa… Ne zaman kaplumbağa görsem para kazanıyorum; günde üç kez görürsem de üç parça şeklinde para kazanıyorum. Belki de buna inandığım içindir kim bilir. Ama birine hediye alacaksam eğer, fil alırım uğur getirsin diye, tercihim filden biblolar olur. Annemden geçti galiba bu huy bana; annem birinin evine giderken fil hediye alırsa bunun ona uğur getireceğine inanıyor çünkü. Yalnızca annem değilmiş aslında buna inanan;  geçenlerde gezdirdiğim İranlı bir bayan hediye alırken ki aldığı şey nazar boncukları ile süslü bir fildi, özellikle hortumu yukarı kıvrık olanını aradı. Onlarda hortumu aşağı değil de yukarı kıvrılmış filin şansına inanıyorlarmış meğer. Bundan sonra dikkat etmeli hortumlara annecimJ Aslında pek çoğumuzun uğurlu hayvanı; sevdiği, beslediği, benzediği ve arasında bir yakınlık, duygusal bağ kurduğu hayvanları da vardır. Bir arkadaşımın da ‘kelebek’lerle arasında bir bağ kurmuş duygusalca. Bunu öğrendikten sonra algıda seçicilik başladı bende ve her yerde kelebek görür oldum. Akşam eve döndüğümde kelebekler karşıladı beni kapımda, arabanın camına böcekler değil artık…

Venedik Taciri Kısa Özeti
Kitap Tanıtımı / Ağustos 18, 2018

Venedik Taciri Kısa Özeti Henüz çok bilindik bir kitap olmasa da Shakespeare’den Venedik Taciri adlı kitap, ünlü yazarın değerli eserlerinden birisidir. Olaylar İtalya’da geçse de Shakespeare İngiltere’de yazmıştır. O dönemde istenmeyen ve nefret edilen bir ırk olan Yahudiler ile bir tacirin arasında geçen olayları anlatmaktadır. Bu kitaptaki kadın karakter biçimi ilk defa güçlü ve zeki olarak çizilmiştir. Portia adlı bu karakter yazarın eserleri arasındaki ilk en zeki ve güçlü kadın figürüdür. Ama bu eser Yahudilere karşı duyulan nefreti aşırı öne çıkarması sebebiyle çok eleştiri almıştır. Antisemitizm git gide artarken bu eserin yazılması daha da insanları körüklemiş olmalıdır. Yahudiler İngiltere’den gönderildiğinde ya da Hristiyan olmaya zorlandıklarında oluşan bir etki olarak bu eserin yazıldığını düşünüyorum. Çünkü istenmeyen bir ırk üzerine duyulan kini göstermesi bunu kanıtlar niteliktedir. Yahudi bir mafya olan Shylock karakteri faiz aldığı için Antonio (Venedik Taciri) ona köpek muamelesi yapıp ve hakaretler ederek onu insanlar içinde küçük düşürmüştür. Fakat arkadaşına yardım etmek için Shylock’tan aldığı para başına bela olmuştur. Çünkü üzgün ve hırslı Yahudi paranın ödenmemesi halinde sözleşmeye nefret ettiği Antonio’nun istediği herhangi bir yerinden keseceği eti talep etmiştir.  Hırsı gözünü öyle bir bürümüştür ki onu öldürmek her şeyden önce gelmeye başlamıştır. Bu çıkışı olmayan durumdan Portia zekâsını kullanarak çok…

Şiir Dili
Şiir / Ağustos 11, 2018

Şiir Dili Dil, iletişimdeki en önemli etmendir. Dilin kullanımı ise kişiden kişiye ve amaca göre değişir. Dilin normal kullanımı günlük hayatta, süslü kullanımı ise edebiyatta kullanılır. Edebiyat dili diğer kullanıma göre daha ağır ve yan anlamı ile kullanılmaktadır. Edebiyat dili az kelime ile derin anlamlar sağlamadır. Şiir yazımı da bunun üzerine kuruludur. Şiir dili diğer edebiyat türlerine göre bile daha süslü ve derindir. Kısa cümleler ve kısa dizeler ile içten düşünce ve duygular dışa vurulur. Düşünceler açığa çıktığı ve anlam her kişiye göre değiştiği için şiirin değeri her damakta ayrı tat bırakmaktadır. Her insan okuduğunda farklı bir hayal dünyası kurar. Bu da şiiri ve şairi diğerlerinden ayırır. Herkes yazı yazabilir fakat her insan şiir yazamaz. Şiir sadece ses uyumundan ve kafiyelerden oluşmaz. İçinde barındırdığı anlam bütünlüğü ile insanı büyülemelidir. Bunu yakalamak olabildiğince zordur. Ayrıca şairin bakış açısından şiiri görmek için insanlara şairin hayat hikâyelerini okumaları ve değerlendirmeleri önerilir. Ama konulan tanıların hiçbirine kesinlikle yanlış ya da doğru diyemeyiz. Edebiyat bilim değildir ve kesin cevapları yoktur. Şairin hayatını bilmek sadece bize onun ayakkabılarının içinde bizim ayaklarımızın olduğunu hissetmemizde yardımcı olacaktır.  Hayal dünyamızı genişletip onun gibi hissetmeye çalışmamızı sağlar. Şairin yaşantısı, şiirin büyüleyici etkisi ile birleştiğinde şiirin içeriğini daha da çok anlayabiliriz….

En Zor Öğrenilen Diller
Edebiyat / Ağustos 6, 2018

En Zor Öğrenilen Diller Kişilerin anadilinden farklı bir dili öğrenmeleri gerçekten zor ve meşakkatli bir süreçtir. Özellikle bazı diller var ki öğrenmek için biraz daha çaba sarf etmek gerekecektir. İşte öğrenirken zorlanacağınız; ama bir o kadar da zevkli yabancı diller: Tagalonca: Filipinler’in resmi dili olan Filipince’nin temelleri bu dilden gelir. Günümüzde Filipinler’de halkın dörtte biri bu dili konuşuyor. Fince: İsimler 15 farklı görevde kullanılır ve alt yapı gereği İngilizce’ye benzemediğinden öğrenmesi daha zordur. Navahoca: ABD’nin güney kesiminde kullanılan dillerden biridir. Almanca veya Latin dillerle arasında benzerlik olmadığı için öğrenmesi zordur. Norveççe: Norveç’in resmi dilidir. İskandinav ülkelerinde de bu dille anlaşmak kolay; ancak diğer ülkeler için bu pek de kolay olmayacaktır. Vietnamca: Dil bilgisi ve telaffuzu oldukça sıra dışıdır. 6 farklı ses tonlaması vardır. Moğolca: En zor kısmı telaffuzu. Rusça bilenlerin daha kolay öğrenebileceği bir dildir. Tayca: Tayland’ın resmi dilidir. 44 sessiz harfi, 32 sesli harfi vardır. Telaffuz ve tonlamaları oldukça zordur. Mandarin: Kuzey Çin’de konuşulan lehçelerin genel adıdır. Dilde çok fazla deyim vardır ve okuma diliyle yazma dili arasında farklılık gösterir. Japonca: En önemli zorluğu kendine has alfabe stili olması. Latin alfabesine uzak olan bu sistem Japonca’yı öğrenmeyi de zorlaştırır. Türkçe: Bizim anadilimiz olsa da yurt dışındaki kişiler dilimizi öğrenmek…

Okul Öncesi Eğitim
Eğitim / Temmuz 30, 2018

Okul Öncesi Eğitim Eğitim sadece okulda verilmez. İlk öğretmenler bireyin ailesidir. Ahlak, görgü ve kişisel gelişim eğitimleri ilk ailede verilir. Öğretmenler bu verilen eğitim üzerine yeni bilgiler eklemektedir. Ama temel sağlam olmalıdır. Temel ne kadar sağlam olursa atılan adımlar o kadar sağlam olur. Bence aileler önce kendileri bir eğitim almalı ve çocuklarına nasıl daha faydalı olabilirler bilmelidirler. 21. yüzyıl bilgi çağında insanlar daha da dikkatli davranmalıdırlar. En ufak hakaret çocuğun tüm hayatını etkileyeceği gibi destek verilmesi ve ona olan sevginin gösterilmesi de hayatı boyunca onu etkilemektedir. Çocukların hoşgörülü, sabırlı ve onların duygularını anlayabilen ailelere ihtiyaçları vardır. Yaş aralıklarına göre belirlenmiş gelişim psikolojisinde gerekli tanımlar ve algıları belirlenmiştir. Problem çözme ve insan ilişkilerinde gelişmeleri için aileler onlara çocuk gibi değil gelişmekte olan bir birey gibi davranmalıdırlar. Çocuk ile iletişim sağlam ve tutarlı olmalıdır. Onlara basit, anlaşılabilir ve mantıklı cümleler kurulmalıdır. Kurduğu cümleler dinlenmeli ve eğer sorun var ise sorun çözümüne gidilmeli. Bu sayede kendini bir birey olarak görüp kendine güveni artacaktır. Çünkü karşılıklı diyaloglar bir iletişimi sağlıklı kılar. Ayrıca beraber oluşturulan planlar ve bu planları uygulama çocuk gelişiminde çok önemli unsurlardandır. Plan yapma, gelecek için oluşturulan bir eylem olduğu için zihinsel gelişimini de etkileyecektir. Çocuklarınıza onlarında sağlıklı bir birey olduğunu ve…